Bir çocuğa "su kaynaklarını korumak önemlidir" demek ile, ona suyu azalan bir kasabayı emanet etmek arasında büyük fark var. İlkinde bilgi duyulur; ikincisinde bilgi bir kararın içinde kullanılmak zorundadır. Oyun tabanlı öğrenmeyi bu farkın üzerine kuruyoruz.
Oyun, gerçek dünyanın karmaşıklığını güvenli bir alana taşır. Yanlış kararın bedeli ekranda görülür; kimse zarar görmez ama sonuç hissedilir. Bu, deneme ve yansıtma için ideal bir ortamdır.
Cevap değil, süreç
Tasarımımızda "doğru cevabı bul" görevi yok. Bunun yerine oyuncu sınırlı kaynakla seçim yapar, seçimini gerekçelendirir ve yeni kanıt geldiğinde kararını yeniden değerlendirir. Önemli olan sonuç değil; o sonuca nasıl ulaşıldığıdır.
Aynı ekran sınıf içinde de çalışır. Önerdiğimiz kullanım; bireysel veya ikili oyunun ardından öğretmen rehberliğinde planların ve yan etkilerin karşılaştırıldığı bir tartışmadır. Oyun bitince öğrenme bitmez; asıl konuşma orada başlar.
Dürüst olmak gerekirse: bunlar bizim tasarım hedeflerimiz. Öğrenme etkisini kanıtlanmış bir sonuç olarak sunmuyoruz; sınıf içi pilotlar ve pedagojik değerlendirmelerle ölçmeyi hedefliyoruz. Bu konudaki bulguları da burada paylaşacağız.